Alzheimer hastalığı tanısında en önemli basamak klinik değerlendirmedir. Kesin Alzheimer teşhisi ancak beyinden bir parçaların mikroskop altında incelenmesi ile mümkündür. Bu da hastalar hayatta iken çok nadir başvurulabilicek bir yoldur. Tanı kriterlerine bakıldığında da anlaşılacağı üzere, biyopsi ya da otopsi öncesinde kesin tanı koymak mümkün değildir. Hastalarda kan tahlilleri, beyin filmleri ya başka demans nedenlerini dışlamak için, ya tamamlayıcı olarak ya da araştırma amacıyla kullanılmaktadırlar. Demans tanısında özelleşmiş doktorlar sadece muayene ile %95'lere varan oranda doğru teşhis koyabilmektedirler.

Ayrıntılı bir öykü demansiyel sürecin başlangıcı ve gelişimi konusunda bilgi sağlayacaktır. Detaylı bir mental muayene/nöropsikolojik değerlendirme ile belirlenecek profil hem hastanın o günkü durumunun belirlenmesini hem de izlenmesini sağlayacaktır. Nörolojik muayene gerek diğer olası demans nedenlerinin belirlenmesi gerek Alzheimer hastalığına eşlik edebilecek bulguların kaydedilmesi ve takibi açısından önemlidir. Alzheimer hastalığına sıklıkla eşlik eden duygudurum ve davranış değişikliklerinin saptanması ve takibi için psikiyatrik bir değerlendirme de gereklidir.

Alzheimer hastalığında tanı koydurucu bir laboratuar testi olmamakla birlikte demansiyel sendromlara yol açabilecek metabolik ve yapısal nedenlerin dışlanması için bazı testlerin yapılması gereklidir. Bu testlerden rutin olarak yapılanlar tam kan sayımı ve biyokimyasal testler, vitamin B12 düzeyi, tiroid fonksiyon testleri, sifiliz serolojisi ve Beyin Tomografisi veya Kranyal MRI'dır. Klinik değerlendirme sonucunda bir endikasyon varsa  AIDS için HIV testi, Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) incelenmesi, EEG, SPECT (Single Photon Emission Computerized Tomography) ve PET (Positron Emission Tomography)  de incelemelere eklenebilir. Alzheimer konusunda araştırma yapan merkezlerin en büyük sorularından birisi Alzheimer hastalığı için tek bir inceleme/tahlil ile kesin teşhis koyulması yönteminin bulunup bulunmayacağıdır. O zaman hastalığın erken teşhisi mümkün olacaktır. Günün birinde önleyici, koruyucu bir tedavi yöntemi geliştirilibilirse bu şekilde hastalar erkenden tedavi edilebilecek, ya da hastalığın gelişmesi önlenebilecektir.

Mental Durum Muayenesi


Demansiyel sendromların tanısı için geliştirilmiş tarama testleri, evrelendirme ölçekleri, günlük yaşam aktivitesi değerlendirme gereçleri ve davranışsal ölçekler vardır. En sık kullanılan tarama testi Mini Mental Durum Muayenesidir. Eğitim düzeyine ve dile dayalı bir test olması nedeniyle çok eleştirilse de bu test en yaygın kullanılan tarama testi olmaya devam etmektedir. Ancak tek başına kullanıldığında tanı koymada hiçbir değeri olmadığını, asıl yararının tarama ve izleme döneminde görülebileceğini akılda tutmak gerekir. Demans tanısında yararlı olacak bir mental muayene bataryasının mutlaka bellek, dikkat, dil, görsel mekansal beceriler ve yürütücü işlevler ya da frontal işlevler diyebileceğimiz işlevleri değerlendirmesi gerekir. Dikkatin değerlendirilmesi özellikle önem taşır. Bunun bir nedeni dikkat bozukluğunun (akut konfüzyonel durum örneğinde olduğu üzere) tek başına tüm bilişsel işlevlere ilişkin testleri bozabilecek olması, bir diğer nedeni de Alzheimer hastalığında da erken dönemde belli oranda bir dikkat bozukluğu görülmesidir. Alzheimer hastalığının en erken ve en belirgin bulgusu bellek bozukluğu olduğu için bellek testi içermeyen bir batarya ile değerlendirilmesi düşünülemez. Dil ve görsel mekansal işlevlerdeki bozukluk değişken olabilir ve günlük yaşam aktivitelerini belirgin bir biçimde etkiler. Yaşa bağlı normları geliştirilmiş nöropsikolojik testler bilişteki çöküşün anlamlılığını, bilişsel işlev bozukluğunun profilini, bozulma hızını ve ilaç tedavi girişimlerinin etkisini belirlemede yararlı olacaktır. Bu testlerin bir kısmı dilimize çevrilmiş, standardizasyon ve geçerlilik çalışmaları yapılmıştır.

Günlük yaşam aktivitelerinde bozulma demans tanısı için vazgeçilmezdir. Bu bozukluğun derecesinin ve hangi aktivitelerde olduğunun belirlenmesi hem hastanın takibi hem de bakımının yönlendirilmesi açısından önemlidir. Bu ölçekler dilimize  ve kültürümüze de uyarlanmıştır.