gozlerÇekirdek aile ile kurulan yaşamlar, küçülen aileler, tüm aile fertlerinin çalışma hayatına katılması gibi faktörler büyük şehirlerde yaşlılarımızı yalnız yaşamaya mahkum eder oldu. Demansiyel süreçler gibi yalnız yaşamayı imkansız kılan yaşlılık hastalıkları ortaya çıktığında bu yalnızlığı gidermenin üç temel yolu var: Hastalar ya aileleri ile oturmaya başlıyorlar, ya yanlarına bir yardımcı alıyorlar, ya da bir huzurevine -bakımevine yerleşiyor/ yerleştiriliyorlar.
 
Huzurevlerine daha doğrusu bakımevlerine gereksinim giderek artmakta. Yalnız yaşamaya alışan birçok yaşlı, aileleri olsa da onların yanına yerleşmeye ya da yabancı bir bakıcı ile yaşamaya direnç gösterebiliyor. Bakımevlerine yerleşmekle ilgili stigmalar, önyargılar hala kaybolmuş değil, hatta bazı açılardan geçerli kaygılardan kaynaklanıyorlar ama çok sayıda yaşlı başka türlü bir yaşam mümkün olmadığından bakımevlerine yerleşebiliyor. Bunu kendisi tercih eden az sayıda hasta da var. Çok büyük bir çaresizlik söz konusu değilse hiç bir yaşlıyı kendi rızası olmadan bir bakımevine yerleştirmek doğru değil ama öte yandan özellikle hastanın kendi evinde yaşarken bile “evime gitmek istiyorum” diye tutturduğu, evinde olduğunun farkında olmadığı, çevresindekileri tanımadığı dönemde  bakımevi ve ev arasındaki tercih tamamen bir artılar eksiler değerlendirmesi ile yapılır hale geliyor.
 
Bazı aileler için büyük duygusal yük gerektiren bu karar ancak özellikle de tıbbi bakım gereksinimin arttığı hastalarda daha kolay verilebilir.  İyi bir bakımevi adeta bir Alzheimer ve benzeri hastalıklar hastanesi olarak düşünülebilir. Tabii burada anahtar sözcük İYİ. İyi bakımevini nasıl anlayacaksınız. Her konuda olduğu gibi eşten dosttan soruşturmak mümkün ama genellikle büyük çoğunluk bakımı önce evinde gerçekleştirmeye çalıştığı için fazla referans kaynağı da yok. Bu nedenle herkesin dersini iyi çalışıp, mevcut yerleri araştırıp, kıyaslayıp karar vermesi gerekiyor. Hastanın yakınlarına yakın bir bakımevi olması, fiyatının uygun olması hizmet kalitesi ile birlikte en öne çıkan kriterler oluyor. Burada size bir bakımevini değerlendirirken neleri unutmamak gerektiğini sıralıyoruz:

  • Fiziksel koşullar nasıl?
  • Yaşlı ve hasta kişilerin gereksinimlerine uygun bir mimari var mı? Mesela bol merdivenli bir binada yaşam hastalar için tek katta planlanmış bir yaşamdan zor ve riskli olacaktır.
  • Hasta odaları uygun büyüklükte ve donanımda mı?
  • Banyolar rahat kullanılır durumda mı? Düşme riskine karşı uygun önlemler alınmış mı?
  • Ortak yaşam alanları aydınlık mı?
  • Temel konfor ve sıcaklık sağlanmış mı, bir ev duygusu verilmiş mi, yoksa hastane- işyeri  soğukluğu mu var?
  • Kullanılan malzemeler hijyeni korumaya uygun mu?
  • Kurum temiz kokuyor mu?
  • Ortak alanlarda güvenlik tedbirleri alınmış mı?
  • En önemlisi çalışan insan vasfı. Bu konuda deneyimli bir ekibin idare ve yürütücülüğünde mi? Personelin sağlık hizmeti eğitimi yeterli mi?
  • Personel güleryüzlü ve şefkatli mi?
  • Çalışanlar orada çalışmaktan memnun mu?
  • Özellikle geceleri kaç hastaya kaç personel bakıyor?
  • Acil durumlarda hemşire-doktor desteği nasıl sağlanıyor?
  • İlaçların güvenli verilmesi için kontrol mekanizmaları var mı?
  • Rutin sağlık kontrolü planları var mı?
  • Tedavide yanlışlıklar nasıl önleniyor?
  • Personel sık sık değişiyor mu?
  • Hastaların mahremiyeti korunuyor mu? Yoksa personel her gelene falancanın annesi de burada diye anlatıyor mu?
  • Hastaların oyalanması için ne yapılıyor?
  • Fizik tedavi, egzersiz programları var mı?
  • Hobilere zaman  ve malzeme temin ediliyor mu?
  • Hastalarla birebir ilgilenmeye istekli enerjik insanlar var mi?
  • Müzik var mı yoksa herkes televizyon karşısında uyukluyor mu?
  • Acı ama sorulması gereken bir soru hastaların bu kuruma yerleştikten sonra orada ne kadar yaşadıkları; bu memnuniyetsizlikle terkediş de olabilir hastanın vefatı da.  
Bakımevleri ile ilgili özen gösterilmesi gereken bir başka konu da benzer hastalık evresindeki hastaların bir arada olup olmadığı ve aktivitelerin ve bakımın buna göre ayarlanıp ayarlanmadığıdır. Örneğin yatalak hastalara çok iyi hemşirelik bakımı verilen bir kurumda erken orta evre hastalar için yeterli aktivite, hareket pekala olmayabilir; ya da çok ajite hareketli hastalar diğer hastalar için kaygı artırıcı olabilirler.
Bakımevinde kalan diğer hastaların bakım düzeylerini, mutlu olup olmadıklarını da orada geçirilecek birkaç saatte değerlendirmek mümkündür. Ayrıca o kurumda yakını kalan kimselerle görüşmek de faydalı olacaktır.