Tamamlayıcı Tıp, Alternatif Tıp ne öneriyor?

Alternatif tıp ya da tamamlayıcı tıp modern tıbbın birçok konuda mesafeli durduğu bir alan. Ancak Akupunktur özellikle migren tedavisinde artık yaygın kabul gören bir tamamlayıcı tıp yöntemi ve Tıp fakülteleri müfredatına dahil bir alan. Akupunktur'un Alzheimer'a özgü kanıtlanmış bir etkisi yok. Gene osteopatik yöntemler özellikle otonom sinir sistemi hastalıklarında çeşitli yararların tutarlı bir biçimde gösterildiği uygulamalar. Ama nöral terapi, manuel terapi gibi yöntemlerin demans hastalıklarına bilinen bir etkisi yok.

Öte yandan her derde deva bitkisel ilaçlar, masajlar ve diğer bazı teknikler inandırıcı olmaktan uzak, umut tacirliğine, hatta şarlatanlığa açık yöntemler. Bir ilacın, bitkinin ya da yöntemin her şeye iyi geldiği iddiası genellikle hiçbir şeye iyi gelmediği anlamına geliyor. Gene bitkisel bir ilacın yan etkisi olmayacağı iddiası da bir yanılsama. Etkisi olan herhangi bir ilacın ya da yöntemin potansiyel olarak yan etkisi de olabilir. Zaten ilaç dediğimiz şey de ancak uygun hastada uygun dozda kullanıldığı zaman etkisi olan bir madde. Bitkisel ilaçlar ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri için de bu kriterler geçerli olmalıdır. Bu tür ilaçların etkinlikleri genellikle doğru test edilmemekte, içlerinde başka madde olup olmadığı, potansiyel ilaç etkileşimleri, yan etkileri güvenilir bir biçimde değerlendirilmemektedir.

Şu bir gerçek ki şimdiye kadar Alzheimer'ı önlediği ya da iyi ettiği kanıtlanmış bir bitki, bir masaj yöntemi, manyetik tedavi, enerji verme vs. yok. Eğer olsaydı bu herhalde haberi en hızlı yayılan yöntem olurdu ve dünyada Alzheimer hastası kalmazdı.

Elbette müzik, ehil ellerden bir masaj, spiritüel deneyimler sağlıklı insanlara olduğu kadar hastalara da iyi gelecektir. Egzersiz yapmanın tüm demanslı hastalara iyi geldiği çeşitli çalışmalarda defalarca gösterilmiştir. Ama bu iyi gelme şifa verme anlamını taşımamaktadır. 

Modern tıp dışı tedavi yöntemlerini kısaca özetlersek

Gingko Biloba ve Diğer Doğal İlaçlar

Ginko Biloba uzun yıllardır unutkanlığa iyi geldiği ileri sürülen, zihni genç tuttuğu düşünülen bitkisel bir ekstredir. Geleneksel Çin tıbbında da kullanılan bir madde olan Gingko biloba özellikle ülkemizde çok yaygın kullanılan, tanıtımı çok yapılan, sıklıkla reçete edilen bir ilaç. Ancak 2008 yılında sonuçları tamamlanıp yayınlanan bir çalışma bu maddenin demans gelişmesini önlemek ya da zihinsel süreçleri iyileştirmek gibi bir etkisi olmadğını gösterdi. Bu önemli çalışma, 75 yaş üstü 3000 kişinin 6 yıl boyunca 6 ayda bir yapılan değerlendirmelerle takibinin sonuçlarını değerlendirdi. Bu çalışma sonuçlarını yalanlayan yeni büyük bir çalışma olmadığı sürece Gingko Bilobayı inandırıcı bir demans ilacı olarak kabul etmek zor.

Omega-3ler doymamış yağ asitlerinden oluşuyor ve yaygın olarak kalp krizi ve beyin damar hastalıklarını önleme amacıyla kullanılıyorlar. Zihinsel süreçlere de bu yağ asitlerinin iyi geldiğini öne süren çalışmalar var. Bu etki damarlar üzerindeki olumlu etkiden olabileceği gibi antienflamatuar (iltihab azaltıcı) ya da sinir hücrelerinin gelişimini uyarıcı bir etkiden olabileceğini destekleyen çalışmalar da mevcut. Omega-3'ün depresyona olumlu etkileri de bildirilmektedir. Çelişen sonuçlarla tamamlanmış ve devam eden çalışmalar henüz Omega-3'ün demanslı hastalarda kullanımı ile ilgili bir fikir birliği oluşturmuş değil.

E vitamini ve diğer antioksidanlar

Normal hücre metabolizması sonucunda hücrelerde serbest radikaller olarak adlandırılan yan ürünler oluşur. Serbest radikallerin artışı hücreye zarar verebilir. Antioksidanlar hücreleri bu hasara karşı koruyabilirler. Serbest radikallerin yol açtığı hücre hasarının Alzheimer hastalığında rol oynayabileceği düşünüldüğü için antioksidanların Alzheimer tedavisinde kullanılabileceği tezi uzun zamandır araştırmacıların ilgi alanındadır. 

E vitamini Alzheimer hastalığının tedavisinde ve önlenmesinde etkisi araştırılmış bir antioksidandır. Malesef E vitamini ile yapılmış klinik çalışmalarda zihinsel süreçlerde bir iyileşme gözlenmediği gibi hastalığın ilerlemesinin yavaşladığı da görülmemiştir. Hafif bilişsel bozukluğu olan gruplara verilen E vitamini Alzheimer gelişmesini önlemede etkili bulunmamıştır. Ayrıca E vitamini kan sulandırıcı kullanan hastalarda sakıncalı olabilmektedir.

CoEnzim Q10 analogu Idebenone isimli ilaç da Alzheimer tedavisinde denenmiş ancak etkinliği gösterilmemiştir.

Melatonin

Melatonin tüm sağlıklı insanlarda havanın kararmasıyla salgılanması artan ve pratik olarak uykumuzu getiren hormondur. Yaşlı beyinde hücre hasarı ile  melatonin salgısı azaldığı için uyku süresinin azaldığı, uyku uyanıklık ritminin bozulduğu düşünülmektedir. Gece gündüz uyku düzeni bozulan ya da tersine dönen hastalarda çok belirgin huzursuzluk, ajitasyon ve zihinsel süreçlerde artan kötüleşme gözlenmektedir. Bazen farklı uyku veren ilaçlara başvurulsa da oldukça masum bir destek olan melatonin tedavisi ile bazı hastalarda gece gündüz ritmi normalleşebilir ve hastaların daha sakin huzurlu olması sağlanabilir. 

Egzersiz

Egzersizin Alzheimer hastalarına iyi geldiğini gösteren çalışmalar giderek artmaktadır. Özellikle erken evrelerdeki demanslı hastaların hem zihinsel kapasiteleri egzersizle artmakta, hem de fiziksel iyiliklerini daha uzun süre korudukları gözlenmektedir. Egzersizin iyi gelmediği birşey yok gibi değil mi? Yürümek her yaşta insan için en iyi egzersiz. Koşullar izin veriyorsa yüzme de iyi bir egzersiz. Ancak ağır egzersizler her kişiye uygun olmayabilir. Yürüme güçlüğü başlayan hastalarda bir fizyoterapistten alınacak destekle kas gücünün ve hareket açıklığının sağlanması da büyük önem taşımaktadır. 

Masaj- Aromaterapi

Bu tür yöntemler özellikle ajite hastaları sakinleştirmek, huzur vermek için çok yararlı olabilir. Doğru ellerde masajın hem rahatlatıcı hem de uyarıcı etkisi olabilir. 

Müzik Terapisi

Yüz yıllar önce topraklarımızda uygulanan müzik tedavisi geçerliliğini koruyor. Bu terapiyi elbette Alzheimer hastalığına özgü bir terapi diye düşünmeden ruhsal sıkıntılara iyi gelen bir yöntem olarak düşünmek gerekiyor. Ayrıca Alzheimer hastalarının bir çoğunda sözel iletişim sınırlı hale geldiğinde bile devam eden bir ritm duygusu var, insanların kendi müzikleri var, bunu canlı tutmak için hastaları özellikle sevdikleri müzikle başbaşa bırakmak hem onları hayata bağlayacak hem de huzur verecek bir yöntem. 

Işık Tedavisi

Demanslı hastaların büyük bir kısmında gün batımı sendromu dediğimiz (sundowning) durum gözlenmektedir. Hava kararmaya başlarken hastalar daha huzursuz, ajite olmaktadırlar, hezeyanları kontrol edilemez boyutlara çıkabilmektedir. Bu tablonun kış aylarında daha ağır yaşanması ışık tedavisinin yararlı olabileceğini düşündürmüştür. Gerçekten de sınırlı sayıdaki çalışma parlak ışık tedavisi ile gün batımı sendromunun etkilerinin azalabildiği gösterilmiştir. Bu nedenle hastaların yakınlarına özellikle gündüz saatlerinde bulundukları mekanın olabildiğince aydınlık olması önerilir.