Nasıl çocukları doğuştan itibaren takip eden bir pediatr olması sadece çocuğun aşılarının aksamaması açısından değil, sağlıklı büyümeyi izlemek açısından da gerekliyse, ideal olan yaşlanmakta olan kimselerin kendilerini, geçmiş hastalıklarını, mevcut rahatsızlıklarını, geçmişte kullanılan ilaçlara gösterdikleri tepkileri tanıyan ve acil bir konu olduğunda hızla hasta ile ilgili karar verebilecek bir geriatri uzmanı tarafından izlenmesidir. Ülkemizde geriatri yeterince yaygınlaşmadığı için bu takipler aile doktoru vasfında iç hastalıkları uzmanları tarafından da yapılabilmektedir. Bu takibin devamlılığı ve acil durumlarda doktora ulaşılabilir, danışılabilir olması yaşlılarda en az çocuklar kadar önemlidir. Yaşlı kimselerde çok sayıda hastalık öyküsü olmasının yanısıra yeni hastalıklar için de artmış bir risk vardır. Bu risklere duyarlılık kadar hastayı yıpratmadan, yormadan değerlendirebilecek deneyim de önemlidir. Basit bir enfeksiyon hastalığı demanslı bir hastanın dengesini altüst edebilir. Hastayı tanıyan veya bu konuda deneyimli bir hekim durumu hızla tespit edip düzeltebilecekken, bu duruma duyarlı olmayan kimseler hastayı hastaneye yatırıp günlerce sonu gelmeyecek yeni tetkiklere ve konsültasyonlara girişebilirler.
Demansın teşhisinin ve ayırıcı tanısının da bu konuda deneyimli hekimler tarafından yapılması önemlidir. Demans tipi doğru belirlenmezse tedavi girişimlerinde hata riski artabilmekte, zaten potansiyel yararı sınırlı demans ilaçları yanlış demans tipine uygulandığında ters tepebilmektedir. Mesela Alzheimer’da yararlı olabilecek bir ilaç Frontal demansı olan bir hastada artan ajitasyona sebep olabilmektedir. Diğer sağlık sorunları gözetilmeden verilecek ilaçlar etkilerini çok aşan yan etkiler yüzünden hastayı daha da zor duruma sokabilmektedirler. Hekimlerin de, ailelerin de yeni başlanan ilaçların hemen ardından gelişen dramatik değişikliklere duyarlı olmaları gerekir.
Demansın teşhisinin ve ayırıcı tanısının da bu konuda deneyimli hekimler tarafından yapılması önemlidir. Demans tipi doğru belirlenmezse tedavi girişimlerinde hata riski artabilmekte, zaten potansiyel yararı sınırlı demans ilaçları yanlış demans tipine uygulandığında ters tepebilmektedir. Mesela Alzheimer’da yararlı olabilecek bir ilaç Frontal demansı olan bir hastada artan ajitasyona sebep olabilmektedir. Diğer sağlık sorunları gözetilmeden verilecek ilaçlar etkilerini çok aşan yan etkiler yüzünden hastayı daha da zor duruma sokabilmektedirler. Hekimlerin de, ailelerin de yeni başlanan ilaçların hemen ardından gelişen dramatik değişikliklere duyarlı olmaları gerekir.
Hasta yakınları kullanılan tüm ilaçları tanımalı, hangisinin ne amaçla verildiğini ve potansiyel yan etkilerini bilmelidir. Arzu edilen etkiyi göstermeyen ilaçları uzun süre hastaya vermeye devam etmek bir yarar sağlamayacağı gibi hastayı boşu boşuna yan etkilere maruz bırakacaktır.
Hastalığı yavaşlatacağı ya da durduracağı ileri sürülen ilaçların hiçbirinin bu etkisi henüz kanıtlanmamıştır. Hatta mekanizma olarak bu amaca uygun olmayan ilaçlarda bile uzun süreli kullanımı garantilemek için hastalığı durdurabileceği algısı yaratılmaya çalışılmaktadır.
İlaç konusunda önemli bir konu da neredeyse hergün basında yeni bir mucize ilacın ya da araştırma konusunun ilan edilmesidir. Eğer bunların hepsine itibar edilirse tüm hastalar litrelerce havuç suyu içecek, bitkisel takviyelerin günlük miktarı yenilen yemek miktarını geçecektir. Ya da henüz sadece deney sıçanlarına verilen bazı maddeler piyasaya çıktı mı diye doktorlara sorulacaktır. Konuya hakim, araştırmaları takip eden bir hekimin süzgecinden geçmemiş hiçbir mucize ilaca itibar etmemeli. Şunu çok iyi bilmek gerekiyor ki eğer Alzheimer ya da benzeri hastalıklara gerçekten iyi gelen bir ilaç bulunursa bütün dünya ayağa kalkacak. Eğer bir yerlerde kahve içen hastaların hafıza testlerinin azıcık daha iyi olduğunu gösteren bir çalışma yayınlanıp da abartılı bir gazete haberine dönüştüğünde hastanıza günde 6 fincan kahve içirmeye kalkarsanız hastanız ya kalp çarpıntısından ya anksiyete krizinden neye uğradığını şaşırabilir. Dünyada en yoğun araştırma yapılan konulardan birisi Alzheimer ve benzeri hastalıklara çare arayışıdır. Tabii ki bu alanda heyecan yaratan, umut vadeden sonuçlar olduğu kadar, bu araştırmalara ilgiyi ve finansal desteği sürekli kılmak için bu heyecanı basında yer alan haberlerle canlı tutma ihtiyacı da var. Esas önemli olan doktorunuzun kontrolü olmadan hiçbir tedaviyi denememek.



Beyin Hakkında Merak Ettikleriniz için
Ben Alzheimer olursam bunları unutmayın
