Sağlıklı yaşlanma sadece fiziksel sağlık sorunlarından değil zihinsel sorunlardan da korunmuş olmak anlamına gelir. Normal yaşlanma sürecinde birçok insanın ufak tefek unutkanlıktan yakındığını biliyoruz. Eğer bu unutkanlıklar kişinin yakın çevresinin de dikkatini çekecek belirgin bir düzeye geldiyse, objektif bellek değerlendirme gereçleriyle (bkz. nöropsikolojik testler) ölçülebiliyor ve kanıtlanıyorsa ama gene de kişi günlük yaşamını başkalarından bağımsız olarak yürütebiliyorsa Hafif Bilişsel Bozukluktan söz edilebilir.Yani Hafif Bilişsel Bozukluk Ölçütleri şunlardır:
Yakın çevrenin, aile üyelerinin de gözlemlediği unutkanlık yakınması
Bu unutkanlığın objektif testlerle doğrulanması ve anlamlı düzeyde olması
Diğer zihinsel işlevlerde bir bozulma olmaması
Unutkanlığı yol açabilecek başka bir sağlık sorununun olmaması (depresyon gibi)
Bellek sorunun günlük yaşamı aksatacak düzeyde olmaması
Hafif bilişsel bozukluğu olan kişilerin bir kısmında 3 ila 5 yıl içinde Alzheimer hastalığının gelişmesi ihtimali vardır. Ancak hafif bilişsel bozukluğu olan herkeste mutlaka Alzheimer hastalığı gelişecek diye bir kural yoktur.
Hafif bilişsel bozukluk Alzheimer geliştiren herkesin içinden geçtiği bir evre olduğu için, bir anlamda en erken Alzheimer tanısı, daha doğrusu Alzheimer geliştirme riski tanısı konulabilecek evre bu evredir. Eğer günün birinde Alzheimer hastalığının gelişmesini önleyecek ya da gerçekten yavaşlatacak bir tedavi bulunursa, bu tedavinin uygulanabileceği evre Hafif Bilişsel Bozukluk evresidir.
Dünya’da birçok ülkede Hafif bilişsel bozukluk (Mild Cognitive Impairment-MCI) olan hastalarda Alzheimer ilaçlarının kullanılmasının Alzheimer gelişme riskini azaltıp azaltmadığına dair çalışmalar yürütülmektedir. Erken sonuçlar umut verici görünse de henüz sadece bellek bozukluğu olan kişilere Alzheimer ilaçlarını vermeyi gerektirecek kanıtlar yoktur.



Beyin Hakkında Merak Ettikleriniz için
Ben Alzheimer olursam bunları unutmayın
