Demanslı hastalarda karşılaştığımız davranışsal sorunların en başedilmesi güç olanı ajitasyondur. Hasta için de yakınları için de çok zor olan bu durumda hastalar kontrol dışı davranışlar sergileyebilirler. Çok sakin ufak tefek bir hanımefendi etrafa fiziksel saldırılarda bulunacak, ya da ağzına alınmadık küfürlerle bağıracak kadar ajite olabilir. Bu çevredekiler için endişe verici hatta korkutucu boyutlara varabilir. Hasta yakınları sevdikleri kişiyi adeta tanıyamadıkları ve kontrol edemedikleri için psikolojik olarak çok etkilenirler bu durumdan.
Ajitasyonu sıklıkla tetikleyen bir durum vardır: Hasta ya günbatımı sendromunun bir parçası olarak ajite oluyordur, ya da fiziksel bakım sırasında (giydirirken, banyo yaptırırken, altına bez bağlamak isterken). Bazen araya giren bir enfeksiyon ya da metabolik bir bozukluk sakin hastalarda ajitasyona yol açabilir. Ajite hasta demek, genellikle kaygısını, güvenlik eksikliğini öfkeye dönüştüren hasta demektir. Hasta mahremiyet duygusu zedelendiği için mesela banyo yaptırılırken ajite oluyorsa mutlaka buna yönelik tedbir alınmalıdır. Hastayı tanıdığı güvendiği bir yakını yıkamalı, çıplaklıktan rahatsız oluyorsa örtülmelidir. Hastanın yapamadıkları vurgulanarak kaygısı artırılmamalı, hastayla inatlaşmaktan, tartışmaktan uzak durulmalıdır. Yapmak istemediği birşeyi o anda yapması için ısrar etmek yerine sakin bir zamanını kollamak gerekebilir. İlaç almaya direnç gösteren hastalarda ilaçlar mümkünse sıvı formda, ya da yiyeceklere karıştırarak verilebilir. Kişisel bakım günün en huzurlu saatlerinde yapılmalıdır. Nasıl anne sinirli olduğunda çocukları huysuzlaşabiliyorsa, demanslı hastaya bakan kişi huzursuz, sabırsız ve gergin olduğunda bu hastanın davranışlarına da aynı şekilde yansıyacaktır. Bakan kişinin bazı bakım yüklerini yakınları ya da profesyonel bir yardımcı ile paylaşması yararlı olabilmektedir.
Ajitasyonun bir sebebi de evdeki diğer kişiler arasındaki gerginlikler olabilmektedir. Sakin bir ortam, sabır ve şefkatle muamele en iyi ajitasyon ilacıdır. Elbette eldeki imkanlar dahilinde ajitasyonu bu yollarla çözülmeyen hastalara sakinleştirici etkili ilaçlar vermek zorunda kalabilmekteyiz. Ama bu ilaçların çoğunun zihinsel güçlükleri daha da artırabileceği, bazen hareket güçlüğüne ve artan düşme riskine yol açabileceği akılda tutulmalıdır. Hastayı mümkün olduğunca ilaçsız sakinleştirmek birinci hedeftir. Yaşlı hastalarda kullanılan bazı ilaçların yan etkisi olarak da artmış sinirlilik, ajitasyon olabilir; hastayı değerlendirirken mutlaka kullanılan bütün ilaçların gözden geçirilmesi, zaruri olmayan hiçbir ilacın kullanılmaması gerekir. Yeni bir ilaç devreye girdiğinde hastanın doktoruna bu ilacın yan etkileri dikkatle sorulmalıdır. Bazen ajitasyonu durdurmak için yeni bir ilaç vermek değil bir ilacı kesmek ya da dozunu azaltmak yeterli olabilmektedir.



Beyin Hakkında Merak Ettikleriniz için
Ben Alzheimer olursam bunları unutmayın
