Demanslı hastaların büyük kısmında akşamüstü saatlerinde bir huzursuzluk olur. Bu huzursuzluk özellikle günlerin kısa olduğu kış günlerinde daha belirgin olur. Dozu ileri ajitasyona, hezeyanlara kadar varabilen bu huzursuzluk hem hastanın kaygı ve güvensizlik duygusunu yansıttığı için, hem de başedilmesi zor, kontrol dışı bir hale gelebildiği için hasta yakınları için de dayanılması zor bir hastalık halidir.
Ajitasyona yol açan her durumda olduğu gibi günbatımı sendromunda da önce tetikleyici faktörlerin belirlenmesi ve mümkünse ortadan kaldırılması önemlidir. Hastanın o saatleri huzurlu, alıştığı bir ortamda alıştığı insanlarla sakin bir şekilde geçirmesi bu zamanı daha kolay atlatmasını sağlar. Hezeyanlar ortaya çıkıyorsa bu konuda hasta ile tartışmak, inatlaşmak çok sakıncalıdır. "Ben annemin evine gitmek istiyorum," diye ısrar eden bir hastaya o sırada ne annesinin seneler önce öldüğünü anlatmak, ne de hezeyanı doğrularcasına anne hayattaymış gibi davranmak doğru davranış olacaktır. Bunun yerine mümkünse hastanın dikkatini onu rahatlatacak başka bir konuya çekmek önerilir. Mesela şimdi bir çay içelim sonra çıkarız dolaşırız demek (burada hezeyanı doğrular bir şekilde annene gideriz demeden), ya da birlikte eski albümlere bakmayı teklif etmek, ya da bazen sadece hastayı rahatlatmak için biraz dışarıda yürüyüş yapmak gerekebilir. Bazen bu belirtilerin kontrolü için de ilaç kullanmamız gerekebilmektedir. Ama gözlemler göstermiştir ki hasta güven duyduğu bir ortamdaysa hezeyanlar ve ajitasyonlar belirgin derecede azalmaktadır.



Beyin Hakkında Merak Ettikleriniz için
Ben Alzheimer olursam bunları unutmayın
