Hezeyan, sanrı ya da delüzyon, gerçek olmayan düşünceler, inanışlardır. Demanslı hastalarda özellikle orta/ileri hastalık evresinde görülen davranışsal sorunlar arasında olan hezeyanlar hastayla olan iletişimde, sosyal ilişkilerde ve hastanın bakımında önemli sorunlara yol açabilirler. En sık görülen hezeyanlar paranoid içerikli olanlardır. Hastalar çevrelerindeki kimselere güvenmezler, eşyalarının saklandığını, paralarının alındığını, kendilerine zarar vermek isteyenler olduğunu düşünebilirler. Bazı hastalar eşlerinin kendilerini aldattığına öylesine inanırlar ki dinledikten sonra acaba bu hezeyan mıdır aslı olabilir mi diye aile bireyleriyle görüşme ihtiyacı duyabilirsiniz. Birçok hasta özellikle ileri evrelerde ölmüş yakınlarının hayatta olduğuna inanırlar. Bu klasik anlamıyla bir hezeyan olmayabilir. Alzheimer hastaları bir evreden sonra adeta zamanda geri giderler kendi yaşlarının çok daha genç olduğunu düşünürler, mesela 90 yaşındaki bir hasta saçları ağarmış oğlunu kocası, babası, ya da tamamen yabancı bir erkek zannedebilmektedir. Bazı hastalar aynada kendi görüntülerini tanımaz hatta yabancı birileri var diye ajite olurlar.
Hezeyanların tedavisi zordur ve antipsikotik dediğimiz ilaçlarla tedavi gerekir. Bu ilaçların yaşlı insanlarda hem kalp damar sistemine, hem zihinsel süreçlere, hem de hareket sistemine olumsuz etkileri olabilir. Bu nedenle hezeyanları ancak rahatsız edici düzeydelerse tedavi etmek için ilaç kullanırız. Hastayı korkutmayan, nadir hezeyanlar için ilaç vermek şart olmayabilir.



Beyin Hakkında Merak Ettikleriniz için
Ben Alzheimer olursam bunları unutmayın
