Demanslı hasta yakınlarının belki de en büyük kabusu sevdiklerinin kaybolmasıdır. Bu hastalıklarla ilgili büyük bir güçlük özellikle hastalığın erken dönemlerinde hastaların birçok şeyi bağımsız yapabilme konusunda ısrarcı olmaları nedeniyle günlük yaşamlarında tam bir kontrol sağlanamamasıdır. Bu kontrolsüzlük evde yemeği ocakta unutmaya da yol açabilir, para kaybetmeye de- ama galiba en kötüsü evin yolunu bulamamaya yol açabilmesidir.

Bir hastanın kaybolma riskinin yüksek olabileceğinin işaretleri bazen açıktır ama bu işaretler her zaman fark edilmeyebilir. Özellikle muayene sırasında görsel bilgi işleyişi bozuk olan hastalar, yön duygusunun zedelendiği bariz olan hastalar ve kafa karışıklığı dönemsel olarak artan hastalar kaybolma riski en yüksek gruptadırlar. Hastalığın birinci evresinde kaybolma riski oldukça düşüktür ama ikinci evre hastalarda bu risk artmaktadır. Yapılması en akıllıca olan şey hastanın yalnız başına sokağa çıkmasını önleyecek tedbirler almaktır. Bunun için gece sokak kapısının kilitlenmesi, kapıya alarm koyulması dahil tedbirler alınabilir. Yalnız bırakılmayan hastaların bile kaşla göz arasında kaybolmaları mümkündür. Bunun için yanlarında cep telefonu bulundurmaları sağlanabilir. Hastaların üstünde mutlaka kimlik ve iletişim bilgileri olan bir künye, kimlik, giysilerinde etiketler bulundurulmalıdır. Çocuklar için çıkarılan az tuşlu cep telefonları bazı hastalar için uygun olabilir. Ülkemizde de yakın geçmişte hizmete sunulan ama yaygın kullanıma geçmeyen, hastaların bir bileklik yardımıyla uydudan takibini sağlayan servisler mevcuttur.  Ama en güvenli yol,  nasıl bir çocuğu gözünüzün önünden ayırmıyorsanız hastanızı da-özellikle orta ileri evrelerde- gözünüzün önünden ayırmamaktır.