Uykusuzluğun insanları hasta etmesi için demanslı olmalarına gerek yok, ama demanslı hastalarda uykusuzluk toplam yaşam kalitesini hasta için de yakını için de bozan bir faktör. Uykusuzluk daha doğrusu uyku bozuklukları değişik biçimlerde ortaya çıkabiliyor demanslı hastalarda. Ya toplam uyku süresi kısalıyor, ya uyku bölünüyor, ya aşırı gündüz uykusu oluyor, ya da gece gündüz tersine dönüyor. Ayrıca uyku süresinden bağımsız uykunun REM uyku davranış bozukluğu ya da Uyku apnesi gibi uyku hastalıkları demanslı hastaları etkileyebiliyor.
Demanslı bir hastanın yaşam planlamasını yaparken mutlaka iyi bir uyku çetelesi çıkarmak gerekiyor. Yalnız yaşayan ya da odasında yalnız yatan birçok hastanın aslında uykusunun nasıl olduğunu bilemeyebiliyoruz. Herkesin bir biyolojik saati var. Normal sayılabilecek kaymalar nedeniyle bazı insanlar gece bire ikiye kadar oturup sabah 10'a kadar uyuyorlarsa bunu uykusuzluk olarak adlandırmamak gerekli, ama sabaha kadar oturup öğleden sonra uyanan bir hasta hem günışığından yararlanmadığı için, hem de uykusuz geçen sürede evde normal bir ritmle yaşamaya çalışan diğer insanları olumsuz etkileyeceği için müdahele edilmesi gereken bir hasta olabilir. Çıkış noktası elbette hastanın sağlıklı dönemdeki biyolojik ritminin nasıl olduğunun, yani o kişinin normal uykusunun tanımlanmasıdır. Demans bir yana, yaşlılık tek başına azalan Melatonin (uyku hormonu) düzeyleriyle birlikte azalmış uyku ve sık tuvalete kalkmalarla bölünmüş uyku anlamına gelebilmektedir. Önemli olan uyunabilen sürenin o kişinin gündüz normal bir yaşam performansı sürmesine yetip yetmediğini belirlemektir. Eğer yaşam düzeni uyku düzensizlikleri nedeniyle olumsuz etkileniyorsa o zaman tıbbi bir müdahele gerekebilir. Öncelikle günün yapılandırılması, gündüz uyarıcı aktiviteler ile hastanın biraz yorulması, öğle uykusunun geç saatlere sarkmasının önlenmesi gerekir. Bölünmüş uykuyu önlemek için geç vakit aşırı sıvı tüketimi önlenebilir; zor tuvalete kalktığı için uykusu açılan bir daha uyumakta zorlanan hastalar bu ihtiyaçlarını bir şekilde yatakta karşılayabilirler (bu bez bağlayarak, da yatağa ördek götürerek de olabilir). Uykuya dalma mümkün olamıyorsa bunu sağlayacak ilaçlar denenebilir. Ama uyku sağlayan ilaçların çoğunun önemli yan etkileri vardır. En hafifi gündüze sarkan bir sersemlik hissi olsa da, düşme riskini de artırabilen bu tür ilaçlara mümkün olduğunca az başvurulmalıdır. Ağır uyku ilaçlarının hepsinin kafa karışıklığını artırıcı etkisi olabilir. Burada etki-yan etki dengesi tartılmalı, uykusuzluğun yarattığı sorun daha ağır basıyorsa gene de ilaç denenmelidir.



Beyin Hakkında Merak Ettikleriniz için
Ben Alzheimer olursam bunları unutmayın
